Perspektif Haber
Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Kütüphane Müdürü Emre Karahasan, üniversite kütüphanesinin fiziki olanakları, koleksiyon zenginliği, özel arşivleri ve dijitalleşmenin kütüphane kullanımına etkileri hakkındaki değerlendirmelerini Perspektif’e anlattı.
Çok Yönlü Bir Akademik Merkez
İlk olarak kütüphanenin fiziki yapısına değinen Karahasan, Yakın Doğu Üniversitesi Kütüphanesi’nin yalnızca bir okuma alanı olmadığını, aynı zamanda akademik ve kültürel faaliyetlerin yürütüldüğü çok yönlü bir merkez olduğunu aktardı. Kütüphane bünyesinde biri 350, diğerleri 150 kişilik olmak üzere toplam dört salon bulunduğunu belirten Karahasan, bu alanlarda dersler, akademik etkinlikler ve çeşitli organizasyonların gerçekleştirildiğini söyledi. Ayrıca sanatçıların eserlerinin sergilendiği bir fuaye alanının da kütüphane içerisinde yer aldığını belirtti.

Milyonları Aşan Koleksiyon ve Çalışma Odaları
Koleksiyon büyüklüğü hakkında bilgi veren Karahasan, kütüphanede fiziksel ve dijital kaynaklar dahil olmak üzere yaklaşık 2 milyon 586 bin yayının bulunduğunu, dijital yayınlarla birlikte bu sayının 3 milyonun üzerine çıktığını söyledi. Kütüphane bünyesinde ayrıca bağış yoluyla oluşturulmuş ve bağışçıların isimlerini taşıyan 13 çalışma odası bulunduğunu vurgulayan Karahasan, bu odalardaki kitapların kütüphane dışına çıkarılamadığını, ancak kullanıcıların bu alanlarda çalışarak odalardan istifade edebileceğini belirtti. Karahasan, eski başbakanlardan Hakkı Atun, merhum gazeteci Kutlu Adalı ve merhum Doç. Dr. Atilla Türk’e ait odaların bu kapsamda yer aldığını sözlerine ekledi.
Bağışlarla Büyüyen Koleksiyon
Koleksiyonun satın alma ve bağış yoluyla geliştirildiğini ifade eden Karahasan, en büyük bağışlardan birinin İsmail Bozkurt tarafından yapıldığını ve bu bağışın 10 binin üzerinde eserden oluştuğunu aktardı. Bunun yanı sıra merhum Doç. Dr. Atilla Türk ve Hakkı Atun’un bağışlarının da kütüphane koleksiyonu açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Nadir Eserler ve Tarihi Belgeler
Kütüphanede bulunan nadir eserler hakkında bilgi veren Karahasan, 17. yüzyıla ait ve ticaretle ilgili olan Kitabü’l-Büyü adlı eserin, 1730 tarihli iki ciltlik bir Çince gramer kitabının, Karamanlıca bir İncilin ve İngiliz koloni dönemine ait önemli belgelerin koleksiyonda yer aldığını söyledi. En dikkat çekici eserlerden birinin ise Lord Kitchener tarafından yaptırılan ve Kıbrıs’ın ilk trigonometrik haritası olduğunu belirten Karahasan, bu haritanın 1882 tarihli olduğunu ve ölçümlerinin zincirlerle yapıldığını ifade etti.




Özel Koleksiyonlar Hafızayı Koruyor
Özel koleksiyonlar hakkında da bilgi veren Karahasan, kütüphanede üç ayrı özel koleksiyon odası bulunduğunu söyledi. Bu koleksiyonlarda 1910 ve öncesine ait kitaplar, sözlükler, tarih ve edebiyat eserleri, İngiliz koloni dönemine ait resmi gazeteler ile el yazması dini kitapların yer aldığını belirtti. Ayrıca bağışlarla oluşturulan bir diğer özel koleksiyonun ağırlıklı olarak Kıbrıs düşünce dünyasına ilişkin gazete, dergi ve kitaplardan oluştuğunu ifade etti.
Rezerv Odası ve Braille Koleksiyonu
Kütüphanede yer alan Rezerv Odası’nda ise bazı ders kitaplarının yalnızca üç saatliğine ödünç verildiğini aktaran Karahasan, bunun yanı sıra Braille alfabesiyle yazılmış 72 kitabın da koleksiyonda bulunduğunu ve bu kitapların çoğunlukla edebiyat ve dini içeriklerden oluştuğunu söyledi.



Atilla Türk Odası’nda Nadir Belgeler
Doç. Dr. Atilla Türk Odası’nın kütüphanenin en değerli bölümlerinden biri olduğunu vurgulayan Karahasan, Doç. Dr. Atilla Türk’ün 2016 yılında vefat etmeden önce tüm kitaplarını Yakın Doğu Üniversitesi Kütüphanesi’ne bağışladığını ifade etti. Bu odada Nazım Hikmet’in el yazısıyla yazılmış mektuplarının yanı sıra Hikmet Kıvılcımlı ve Orhan Veli’nin ilk baskı kitapları gibi son derece nadir ve kıymetli eserlerin bulunduğunu söyledi.



Pandemi Sonrası Değişen Kütüphane Kullanımı
Pandemi döneminde kütüphanenin 24 saat açık olduğunu hatırlatan Karahasan, pandemi sonrasında kullanım saatlerinde yeniden düzenlemeye gidildiğine değindi. Bu süreçten sonra kütüphane kullanımında belirgin bir düşüş yaşandığını ifade eden Karahasan, kullanıcı sayısının yarıdan fazla azaldığını söyledi. Bu durumun yalnızca pandemiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Karahasan, dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasının da kütüphane kullanımını ciddi biçimde etkilediğini dile getirdi.
“Gerçek Bilgi Kütüphanede”
Öğrencilerin artık birçok akademik ihtiyacını yapay zeka destekli uygulamalar üzerinden karşıladığını belirten Karahasan, “Öğrenciler yapay zeka uygulamalarını da tabii ki kullansınlar ama gerçek bilgiyi kütüphanede bulabilirler. Bu yüzden yapay zekayı bıraksınlar ve kütüphaneye gelsinler” dedi.

Büyük Koleksiyonu Yönetmenin Sorumluluğu
Bu denli büyük ve çeşitli bir koleksiyonu yönetmenin ciddi bir sorumluluk gerektirdiğini belirten Karahasan, özellikle eserlerin sınıflandırılması ve korunmasının büyük bir emek istediğini ifade etti. Kütüphanenin hem öğrencilere hem de halka açık olmasının bu sorumluluğu daha da artırdığını belirten Karahasan, “Tüm zorluklara rağmen kütüphanemiz bilgiye erişimde önemli bir merkez olmaya devam ediyor. Düşünce dünyasında gezintiye çıkmak isteyen herkesi bekliyoruz” şeklinde konuştu.
Halka açık olan YDÜ kütüphanesine tek seferlik 60 TL ücret ödenerek süresiz üye olunabiliniyor.


/<


