SON HABERLER

Yakın Doğu Üniversitesi 10. Uluslararası Fotoğraf Günleri Gerçekleştirildi

Perspektif Haber Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen “10. Uluslararası Fotoğraf Günleri”, dört gün boyunca gerçekleştirilen yoğun programın ardından başarıyla tamamlandı. “Görmenin Geleceği: İmgenin...
Ana SayfaMezunlarCumhuriyet Savcılığına Uzanan Bir Eğitim Hikâyesi

Cumhuriyet Savcılığına Uzanan Bir Eğitim Hikâyesi

Can Tunca

Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu ve halen Ankara Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan Yarcan Mutlu, üniversite yıllarından meslek hayatına uzanan kariyer yolculuğunu Perspektif Öğrenci Gazetesi için anlattı. Kıbrıs’taki öğrencilik deneyiminin hem kişisel gelişimine hem de mesleki hayatına önemli katkılar sunduğunu belirten Mutlu, gençlere “Her şey mümkün; yeterki çalışmaktan vazgeçmeyin” mesajını verdi.

Yakın Doğu Üniversitesi’nde eğitim görmek size mesleki ve kişisel anlamda neler kattı?

Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 2003-2007 yılları arasında eğitim aldım. Bu süreçte üniversitemiz gerek akademik kadrosu gerekse fiziki imkanları bakımından oldukça yeterliydi. Türkiye’nin alanında tanınmış öğretim üyelerinden ders almak, kütüphane ve çalışma alanlarından etkin şekilde faydalanmak bir hukuk öğrencisi için büyük bir avantajdı. Özellikle soru sorma, eleştirme ve araştırma imkanlarının teşvik edilmesi muhakeme yeteneğimin gelişmesine ciddi katkı sağladı.

Hukuk, öğrencinin çabasıyla doğru orantılı öğrenilen bir sosyal bilim dalıdır. Bu nedenle emek veren bir öğrencinin başarısız olma ihtimalinin düşük olduğunu düşünüyorum. Fakülte eğitiminin yalnızca mesleki değil, kişisel gelişim açısından da bana büyük katkılar sunduğuna inanıyorum.

Kampüs yaşamını nasıl hatırlıyorsunuz? Yakın Doğu Üniversitesi’nin atmosferi size nasıl bir öğrenci deneyimi sağladı?

Bana göre üniversiteler yalnızca eğitim veren kurumlar değil; bireyi sosyal yaşama hazırlayan yaşam alanlarıdır. Spor, kültür, bilim, sanat ve sosyal aktivitelerin bir arada bulunması öğrencinin gelişiminde büyük rol oynar. Bu açıdan Yakın Doğulu olmak bizim için büyük bir şanstı.

Üniversitenin yeşil alanları, olimpik yüzme havuzu, spor tesisleri, yürüyüş yolları, konser alanları, kütüphanesi ve sosyal etkinlik imkanları oldukça etkileyiciydi. Kampüste her zaman gerçek anlamda bir üniversite atmosferini hissettim. Özellikle doğayla iç içe yapısı bana huzur verdi.

Ayrıca üniversitenin uluslararası yapısı sayesinde farklı ülkelerden öğrencilerle tanışma fırsatı bulduk. Bu durum hem kültürel hem de dil anlamında bize önemli katkılar sağladı.

Bize üniversite yıllarında unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız?

Tek bir anıdan bahsetmek benim için zor. Çünkü Kıbrıs’ta geçirdiğim dört yılın tamamı benim için unutulmazdı. Bugünkü sosyal gelişimimi ve kariyerimi büyük ölçüde Yakın Doğu Üniversitesi’ne borçlu olduğumu düşünüyorum.

Başta hocalarımız olmak üzere üniversitenin çalışanları, dekanlarımız, rektörümüz ve kurucu rektörümüze kadar emeği geçen herkese teşekkür borçluyum. O yıllar yalnızca akademik değil, hayatı öğrenme açısından da çok kıymetliydi.

Üniversitede kurduğunuz arkadaşlıkların bugün hayatınızdaki yeri nedir? Yakın Doğu’da edindiğiniz sosyal çevre size nasıl bir ağ sağladı?

Üniversite hayatı bireyin sosyal yaşamını şekillendiren en önemli dönemlerden biridir. Yakın Doğu Üniversitesi’nde kurduğum arkadaşlıkların büyük bölümü bugün hâlâ devam ediyor.

Özellikle hukuk alanında çalışan arkadaşlarımızla mesleki konularda fikir alışverişimizi sürdürüyoruz. Doktora sürecimde de birbirimize akademik anlamda destek olduk. Üniversitede kurulan dostlukların yalnızca öğrencilik yıllarıyla sınırlı kalmadığını, hayat boyu sürebilen güçlü bağlara dönüştüğünü düşünüyorum.

Mezun olduktan sonra kariyer yolculuğunuz nasıl şekillendi? Meslek yaşamınızdan bahseder misiniz?

Mezun olduktan hemen sonra hedeflediğim Cumhuriyet savcılığı mesleği için Ankara’da bir hazırlık kursuna katıldım. Yaklaşık 3-4 aylık yoğun bir çalışma sürecinin ardından girdiğim Adli Yargı Hakimlik ve Savcılık sınavında Ankara birincisi, Türkiye 85’incisi oldum.

Daha sonra iki yıllık Adalet Akademisi eğitimi ve yüksek lisans sürecini tamamladım. Silifke, Ömerli ve Bala Cumhuriyet Savcılıklarında görev yaptım. Hâlihazırda Ankara Cumhuriyet Savcısı olarak görevime devam etmekteyim.

Görev sürecimde çeşitli soruşturma bürolarında çalıştım. Özellikle aşırı sol, radikal dinci ve bölücü terör soruşturmalarıyla yetkili bürolarda uzun süre görev aldım. 2022 yılında doktora eğitimime başladım. Şu anda terör ve genel yetkili ağır ceza mahkemesinde görev yapmayı sürdürüyorum.

Kıbrıs’ta yaşamak öğrencilik sürecinizi nasıl etkiledi? Sizi en çok geliştiren yön ne oldu?

Kıbrıs’ta yaşamak benim için çok öğretici bir deneyimdi. Her ne kadar “yavru vatan” olsa da ailemizden uzakta geçirdiğimiz o yıllar bize ciddi sorumluluklar kazandırdı.

Özellikle para yönetimi, beslenme, temizlik ve günlük yaşam sorumluluklarını ilk kez tek başımıza üstlendik. Bu süreç kişisel gelişimime büyük katkı sağladı. Ayrıca farklı bir ülkenin kültürünü, lehçesini, tarihini ve sosyal yapısını tanımak ufkumu genişletti.

Kıbrıs halkının samimiyeti ve Akdeniz ikliminin huzuru ise unutulmazdı.

Yakın Doğu ve Kıbrıs hakkında şu anda eğitim gören öğrencilere ne tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Tüm eğitim süreçlerini tamamlamış bir arkadaşları olarak şunu söyleyebilirim: Her şey mümkün. Durmadan koştuğunuz bir yolun bir gün mutlaka sonuna ulaşırsınız. Üniversite yıllarında yalnızca sınavlara değil; doğaya, insanlara, hayvanlara ve sosyal yaşama da vakit ayırmak gerekir. Çünkü zaman geri gelmiyor. Üniversiteniz size birçok imkan sunabilir ancak başarı için en önemli şey çalışmak ve harekete geçmektir.

Yürüyen bir kaplumbağa, duran bir tavşandan önce hedefe ulaşabilir. Aynı şekilde çalışan bir öğrenci de çalışmayan bir dahiden daha başarılı olacaktır. Bu nedenle öğrencilere tavsiyem; hayal kurmaları, hedef belirlemeleri ve asla vazgeçmeden yollarına devam etmeleridir.

Bu vesileyle tüm öğrencilere başarılar diliyorum.