Fesleğen Teke
Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden yönetmen Doç. Dr. Derviş Zaim, Dünya Sanat Günü kapsamında, yönetmenliğini yaptığı Gölgeler ve Suretler filmini öğrencilerle birlikte izledi. Gösterimin ardından gerçekleştirilen söyleşide Zaim, filmin ortaya çıkış sürecinden felsefi arka planına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Kıbrıs’ta doğup büyüdüğünü ve çatışma dönemine tanıklık ettiğini belirten Zaim, bu filmin kişisel bir hesaplaşma taşıdığını ifade etti. Kıbrıs’ta film çekmenin zorluklarına da değinen Zaim, ekonomik engeller, lojistik sorunlar ve sınırlı destek nedeniyle üretim sürecinin oldukça çetin geçtiğini vurguladı. Gölgeler ve Suretler’in de bu zorlu koşullarda, titiz bir planlama ile hayata geçirildiğini belirtti. Film aynı zamanda oyuncular Osman Alkaş, Buğra Gülsoy ve Hazar Ergüçlü için kariyerlerinde önemli bir dönüm noktası oldu.

Platon’dan Karagöz’e uzanan anlatı
Filmin açılışındaki Karagöz ve Hacivat sahnelerine değinen Zaim, bu tercihin Platon’un mağara alegorisine gönderme taşıdığını söyledi. Zaim, gerçeklik ile gölge arasındaki ilişkiyi tartışmaya açan filmin, izleyiciyi “görünen ile hakikat” arasındaki fark üzerine düşünmeye davet ettiğini söyledi. Zaim ayrıca, geleneksel sanatların sinema diline aktarılması üzerine yaptığı çalışmalara da değindi. Daha önceki filmlerinde minyatür, hat sanatı ve mimari estetikten yararlandığını belirten yönetmen, bu yaklaşımın sinemada özgün bir anlatım dili oluşturma çabasının parçası olduğunu ifade etti.
“Önceliğim iyi bir hikaye anlatmak”
Söyleşide öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayan Zaim, filmlerinde derin felsefi katmanlar bulunmasına rağmen asıl amacının iyi bir hikaye anlatmak olduğunu söyledi. “Benim görevim felsefi ders vermek değil, izleyiciyi etkileyen bir hikaye sunmak” diyen yönetmen, farklı izleyici gruplarının filmi farklı düzeylerde okuyabileceğini belirtti.
“Barışın ve insanın karanlık tarafı”
Film üzerinden Kıbrıs meselesine de değinen Zaim, barışın yalnızca anayasal düzenlemelerle sağlanamayacağını, insanın içindeki karanlık tarafın da tanınması gerektiğini ifade etti. Bireyin kendi içindeki kötülükle yüzleşmemesi durumunda toplumsal çatışmaların kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı.
Deneyim, zorluk ve sinema
Kariyeri boyunca birçok zorlukla karşılaştığını dile getiren Zaim, bu deneyimlerin sanat üretimini beslediğini söyledi. Yönetmenliğin aynı zamanda izleyiciyi “büyüleme sanatı” olduğunu belirten Zaim, günümüzde dikkat süresi kısalan izleyiciyi film boyunca etkileyebilmenin önemli bir beceri olduğunu ifade etti.
Etkinlik, öğrencilerin yoğun ilgisi ve soru cevap bölümüyle sona erdi.






/<


